Tarihçe

Türkiye’nin ilk spor kulüplerinden biri olarak 1903 yılında Kadıköy’de yaşayan İngilizler tarafından Moda FC isminde Kırmızı-Mavi renklerde bir futbol takımı kurulmuştur. 1904-1905 sezonundan itibaren 6 sezon İstanbul liginde yer almıştır. O yıllarda, bahriye subayı olan Fuat Hüsnü’nün, “Bobby” ismiyle Moda FC kulübünde top koşturduğu bilinmektedir. 1907 yılında papazın çayırında Kadıköyspor ile Moda FCbir maç yapmış ve müsabaka, Fuad Hüsnü tarafından yönetilmiştir. Bu vesileyle ilk Türk futbol hakemini de spor dünyamızla tanıştırmıştır. Fuat Hüsnü aynı zamanda gol atma başarısını gösteren ilk Türk futbolcusu olarak da tarihe geçmiştir.

1904-1905 yıllarında Modaspor ve Kadıköyspor’un (Cadi-Keuy Football Club) İnogene isimli mahalli ekalliyet kulübüyle maçlar yaptığı, 1905-1906 sezonunda yine Kadıköyspor kulübünün sampiyon olduğu bilinmektedir. Şampiyon olduğu 1907-1908 sezonunda oynadığı Galatasaray maçında Ali Sami Yen beyin ayağı kırılmış, bu sebeple kendisi futbolculuğu bırakarak, efsaneleştiği yöneticilik kariyerine adım atmıştır.

1908 yılında Bulgaristan’ın bağımsızlığını kazanması ile Balkanlar’da başlayan hareketler sonucu Moda FC takımı 1909-1910 sezonunun sona ermesiyle faaliyetlerini durdurmuş ve kapanmıştır. 1912 yılında başlayan Balkan Savaşı, ardından tüm dünyayı etkisi altına alan 1. Dünya Savaşı ile ulusal Kurtuluş Savaşı’mız gibi olaylar nedeniyle Moda semti uzun yıllar spor dünyasından uzak kalmıştır. 1935-1946 yılları arasında ise, Beykoz Spor Kulübü Moda semtini su sporları şubesi olarak kullanmıştır.

İLK TÜRK FUTBOLCUSU, FUAT HÜSNÜ KAYACAN
1879 yılında İstanbul’da doğan Fuad Hüsnü Bey, Amiral Hüseyin Hüsnü Paşa’nın en küçük oğludur. Mekteb-i Bahriye’de öğrenciyken, İngiliz ailelerin kendi aralarında kurdukları futbol takımlarından etkilenerek, Hariciye Nazırlığı’nda memur olan arkadaşı Reşad Danyal Bey’le birlikte Siyah Çoraplılar anlamına gelen Black Stockings adında bir takım kurdu. Fuad Hüsnü, futbolun Müslüman gençlere yasaklanması nedeniyle dönemin hafiyelerinin dikkatinden kaçmak için böyle bir isimle takım kurmuştu. Black Stockings ilk maçını 26 Ekim 1901 günü Papazın Çayırı’nda Rumlardan oluşan karma bir takımla oynadı ve maçı 5-1 kaybetti. Black Stockings’in tek sayısını da Fuad Hüsnü kaydetti.

Maçın sonlarına doğru II. Abdülhamit’in baş jurnalcisi Hafiye Şamil sahaya baskın yaparak çoğu futbolcuyu yakaladı ve mahkeme tarafından cezalandırılmalarına neden oldu. Fuad Hüsnü babasının faytonuyla kaçmasına rağmen daha sonra yakalanarak Kasımpaşa’daki Askeri Mahkeme’de yargılandı. Mahkeme Fuad Hüsnü’ye ihtar vermekle yetindi. Black Stockings kulübünün de faaliyetlerine son verildi.

Fuad Hüsnü, 1904’te “Bobby” takma adıyla İngiliz ve Rumların kurduğu Cadi-Keuy FC kulübünde (Kadıköy Futbol Kulübü) oynamaya başladı. Bir süre sonra ise sadece İngilizlerin yer aldığı Moda FC’ye geçti. 1907 yılında Cadi-Keuy ve Moda takımları arasında oynanılan lig maçında düdük çalarak ilk Türk hakemi oldu. 1908’de ise Moda’dan takım arkadaşı Horace Armitage ile birlikte Galatasaray Spor Kulübü’ne geçti. Burada 1909, 1910, 1911 sezonlarında 3 kez şampiyonluk sevinci yaşadı.

1912 yılında subay olarak İngiltere’ye gönderildi ve orada da alt liglerde futbol oynadı. 1. Dünya Savaşı başlayınca İstanbul’a döndü ve 1915-1921 yılları arasında Fenerbahçe’de teknik direktör olarak görev yaptı. 1924’te yarbay rütbesiyle emekliye ayrıldı. Fenerbahçe’de çeşitli idari görevlerde bulunduktan sonra, 1951 yılında Galatasaray Spor Kulübü’ ne geri döndü. Galatasaray Spor Kulübü’nün 29 sicil numaralı üyesi olan Fuat Hüsnü Kayacan 1956’da Galatasaray Spor Kulübü’nün 50’inci yıl dönümü kutlamalarına katıldı ve hizmetleri için altın bir madalya ile onurlandırdı. Bu madalya sadece 40 kişiye layık görülmüştür.

Galatasaray Spor Kulübü Divan üyesi de olan Fuad Hüsnü Kayacan, 16 Kasım 1963’te 84 yaşındayken vefat etti. Cenazesi bir gün sonra Kadıköy’deki Osmanağa Camii’nde kılınan namazdan sonra Sahray-ı Cedit mezarlığında toprağa verildi.

NBA’DEN TEKLİF ALAN İLK TÜRK BASKETBOLCUSU, TURHAN TEZOL
Kavala’lı Mehmet Şükrü bey ve Zeliha hanımın oğulları olarak 9 Ağustos 1932 tarihinde İstanbul’da dünyaya geldi. Basketbola Modaspor’da başladı, Modaspor ile Erkekler Türkiye Şampiyonalarında 3 kez Türkiye şampiyonluğuna ulaşan Turhan Tezol, 19’unda Genç Milli oldu, ardından 71 kez A Milli takım formasını giydi ve uzun yıllar A Milli takımımızın kaptanlığını yaptı. Tezol, ay-yıldızlı formayla 1952 Helsinki Olimpiyat Oyunları’nda, 1955, 1957 ve 1959 yıllarında da Avrupa Şampiyonalarında oynadı. Ardından 1962 yılında İzmir’e yerleşti ve basketbol kariyerini tamamlayana kadar Altınordu’da oynadı. Efsane kaptanımız Turhan Tezol, Türk basketbol tarihinin gelmiş geçmiş en büyük oyunculardan birisiydi.

1957 Avrupa Şampiyonası’nda Türkiye-Fransa milli maçı. Türk Takımının oyun kurucusu, kaptanı, Modaspor’lu Turhan Tezol harika top sürüşleri ve devamında attığı şutlarla Fransızları kahrediyordu. O devrin sayılı otoritesi Robert Busnell hayranlığını dile getirerek, “Dünyada seyrettiğim en iyi oyunculardan biri” dedi. Tezol dribling yaparken elleriyle topa o derecede hükmediyordu ki, bazı ülkelerin antrenörleri, “Topu taşıyor, steps (hatalı yürüme) yapıyor” diye itirazda bulundular. Maçların filmleri bir komisyonca defalarca izlendi ancak hata bulunamadı.

Türkiye’de basketbolla ilgili herkes NBA’ye ilk çağrılan oyuncunun Mirsad veya Hidayet olduğunu sanır ama, ilk gerçek teklif Turhan Tezol’a, henüz 19 yaşında Modaspor’da oynarken Boston Celtics’in menajeri Jim Graham tarafından yapılmıştır. Ama Tezol en büyük hayranı ve tribünlerdeki devamlı izleyicisi Nesrin hanıma gönlünü kaptırdığı, hayatını birleştirmeyi düşündüğü için, herkesin koşa koşa kabul edeceği çok büyük fırsatı tepmiş, “Benim için önce aşk ve mutluluk gelir” demiş ve eklemişti “Zaman Tüneli’ne girerek yine o yıllara dönsek verdiğim karar yine aynı olurdu. Belki NBA’de milyonlarca dolar kazanabilirdim ama saadeti paraya tercih etmişimdir her zaman. Eşimle çok uzun mutlu yıllar geçirdik. Bana iki değerli erkek evlat verdi. Ersin ve Erhan’ı yetiştirdik…”

Tezol, basketbol yaşamını sonlandırdıktan sonra “Tezol Tütün ve Kağıt Sanayi ve Ticaret A.Ş”yi kurdu, İzmir Torbalı’da 60 dönüm bir alana kurulu fabrikasıyla sanayi alanında da büyük başarılar elde etti.

“Baki kalan kubbede bir hoş sada” demişler. Turhan ağabey (Tezol) gibi dünya tatlısı bir adamı 27 Nisan 2014 günü yitirdik. Mekanı cennet olsun.

YARIM KUPA’NIN HİKAYESİ
19 Nisan ile 25 Nisan 1955 tarihleri arasında İstanbul Spor ve Sergi Sarayı’ nda yapılan Türkiye Basketbol Şampiyonası, Spor Oyunları Federasyonu’nun kararıyla çift şampiyonla sonuçlanmıştır. 1955 yılında şampiyonaya İstanbul birincisi Fenerbahçe, ikincisi Modaspor, Ankara birincisi Ankaragücü, ikincisi Harp Okulu, İzmir birincisi Altınordu ve Federasyon Kupası sahibi Galatasaray katıldılar. Bu takımlar arasında tek devreli lig usulü ile oynanan maçlar neticesinde şampiyonluk Galatasaray ile Fenerbahçe’ nin 25 Nisan 1955 günü oynayacağı maça kalmıştır. Maç sonuçlarında averaj önemlidir. Fenerbahçe maçı 6 sayı ile kaybederse Modaspor şampiyondur. Galatasaray’a ise 7 farklı galibiyet yetmektedir. Maçın ilk yarısını Galatasaray 25-20 önde bitirmiştir. Maçın bitimine 44 saniye kala Galatasaray 40-27 öndeyken tribünden inen bir Fenerbahçe’li yöneticinin takımı sahadan çekmesi ile maçın kalanı oynanamamıştır. Bu olaydan hemen sonra Spor Oyunları Federasyonu Fenerbahçe yöneticisinin Galatasaray yerine Modaspor’u şampiyon yapmak için takımı sahadan çektiğine ve averajla Modaspor’u şampiyon yapmak istediğine hükmetmiştir. Burada eğer hükmen mağlubiyet olursa, Fenerbahçe 1 puan bile alamayacağı için Galatasaray ile Modaspor’un aralarında oynanan maça göre şampiyon belli olacaktır. Bu nedenle 1955 senesinde 2 takım Türkiye Basketbol Şampiyonu olmuştur. Bu takımlardan biri 9 puanı olan Galatasaray diğeri de yine 9 puanı olan Modaspor’dur. Bu olayın sonunda 1955 Şampiyonluk kupası ikiye bölünmüştür. Bu yarım kupalardan biri halen Galatasaray Müzesi’nde sergilenmektedir. Kupanın Moda Spor Kulübü’nde bulunan diğer yarısı ise ne yazık ki 1970’li yıllarda kulüp binamızın geçirdiği yangında kaybedilmiştir.

KULÜBÜMÜZÜN SPORTİF BAŞARILARI
BASKETBOL:
1953-1954 Sezonu Türkiye Erkekler Basketbol Şampiyonası Şampiyonu
1954-1955 Sezonu Türkiye Erkekler Basketbol Şampiyonası Şampiyonu
1957-1958 Sezonu Türkiye Erkekler Basketbol Şampiyonası Şampiyonu
1958-1959 Sezonu Türkiye Erkekler Basketbol Şampiyonası İkincisi
1958-1959 Sezonu İstanbul Erkekler Basketbol Ligi Şampiyonu

YÜZME:
1946-1947 Sezonu İstanbul Erkekler Yüzme Şampiyonası Şampiyonu
1947-1948 Sezonu İstanbul Erkekler Yüzme Şampiyonası Şampiyonu
1948-1949 Sezonu İstanbul Erkekler Yüzme Şampiyonası Şampiyonu
1949-1950 Sezonu İstanbul Erkekler Yüzme Şampiyonası Şampiyonu
1950-1951 Sezonu İstanbul Erkekler Yüzme Şampiyonası Şampiyonu
1951-1952 Sezonu İstanbul Erkekler Yüzme Şampiyonası Şampiyonu
1952-1953 Sezonu İstanbul Kadınlar Yüzme Şampiyonası Şampiyonu
1953-1954 Sezonu İstanbul Kadınlar Yüzme Şampiyonası Şampiyonu
1954-1955 Sezonu İstanbul Kadınlar Yüzme Şampiyonası Şampiyonu
1955-1956 Sezonu İstanbul Kadınlar Yüzme Şampiyonası Şampiyonu
1956-1957 Sezonu İstanbul Kadınlar Yüzme Şampiyonası Şampiyonu
1957-1958 Sezonu İstanbul Kadınlar Yüzme Şampiyonası Şampiyonu
1958-1959 Sezonu İstanbul Kadınlar Yüzme Şampiyonası Şampiyonu
1959-1960 Sezonu İstanbul Kadınlar Yüzme Şampiyonası Şampiyonu
1960-1961 Sezonu İstanbul Kadınlar Yüzme Şampiyonası Şampiyonu
1963-1964 Sezonu İstanbul Kadınlar Yüzme Şampiyonası Şampiyonu

SUTOPU:
1948-1949 Sezonu İstanbul Erkekler Sutopu Şampiyonası Şampiyonu
1949-1950 Sezonu İstanbul Erkekler Sutopu Şampiyonası Şampiyonu
1951-1952 Sezonu İstanbul Erkekler Sutopu Şampiyonası Şampiyonu
1952-1953 Sezonu İstanbul Erkekler Sutopu Şampiyonası Şampiyonu
1953-1954 Sezonu İstanbul Erkekler Sutopu Şampiyonası Şampiyonu
1955-1956 Sezonu İstanbul Erkekler Sutopu Şampiyonası Şampiyonu

ATLETİZM:
1948-1949 Sezonu İstanbul Kulüpler Arası Kadınlar Atletizm Şampiyonası Şampiyonu

Moda Spor Klübü Lokali

Kulübümüz 1946 yılında halen lokalimizin olduğu adreste İhsan AKDAĞ, Fahri AYAD, Kadri BENDEY, Nihat YARAŞ, Dr.Sadri Eten TONGUÇ ve Ali Rıza GÜÇLÜ’nün kuruculuğunda 20 Haziran 1946 günlü dilekçe ile kurulmuştur. Bu güne kadar  spor faaliyetlerinde bulunan vede bulunmakta devam eden kulübümüz tarihinde bir çok başarılara, rekorlara sahip sporcuları bünyesinde barındırmıştır. Bundan sonrada Türk sporuna hizmet etmeye devam edecek, aldığı hizmet bayrağını ileriye taşıyacaktır.